Atatürk'ün Postdam Ziyareti, Almanya'dan Türkiye'ye Atatürk'ün İzini Sürmek
Almanya'dan Türkiye'ye Atatürk'ün İzini Sürmek
Atatürk'ün Postdam Ziyareti
Sevgili oğlum Ernes Atatürk'ün geldiği şehirlerden biriside burasıdır. Yani Postdam Şehri. seninle burasınıda gezip yolumuza devam edeceğiz.
Berlin'e
35 km uzaklıkta ve yüzde 75'i yeşil ve sulak alandan oluşan güzel
bir doğu Almanya şehridir Postdam. Brandeburg eyaletininde
başkentidir. Şehir göllerle çevrilidir ve yaklaşık 20 göl
vardır. Bu göllerin çoğu birbiriyle bağlantılı olduğu için
tekne turları yapılabiliyor. Eski kralların saraylarının
bulunduğu önemli bir şehirdir. Zaten Atatürk'ün bu şehre
gelmesinin nedenlerinden biri de bu şehirde bulunan 'Sanssouci'
sarayıdır. Turistlerin ilgisini çeken tarihi binalarıyla
büyüleyici ve harika doğası ile insanı rahalatan bir şehirdir
Postdam. Almanya'nın en önemli film stüdyosu olan 'Babelsberg'
film stüdyoları bu şehirde bulunur.
Sanssouci Sarayı ve Değirmen
1917
yılının son günü yani 31 Aralık 1917, Almanya savaş yorgunu
olmasına rağmen çeşitli kutlamalarla 1918'e girmeye hazırlanıyor.
Her Alman'da yeni yılın heyecanı... Atatürk'ün heyecanı ise
bambaşka. O kitaplardan okuyup öğrendiği kahraman değirmecinin
değirmenini ve Sanssouci sarayını görmek. 1918 yılının son
günü Atatürk ve Türk heyeti Postdam'ı ziyaret ederler. Önce
Postdam şatosu ziyaret edilerek sarayda yaşayanlarla vedalaşılır.
Postdam'dan ayrılmadan, Atatürk Sanssouci sarayını da mutlaka
görmek ister. Çünkü, Atatürk bu 'Sanssouci Saray'nın
gerçek hikayesini bilmektedir. Kahraman Değirmencinin, kral 2.
Friedrich'e hukuk dersi verdiği ve hukuğun üstünlüğünü
anlatan hikayeyi bilmektedir. Acaba neydi? Atatürk'ü bu Sanssouci
sarayını görmek istemesinin hikayesi. Gelin 1700'lü yıllara
doğru bir yolculuğa çıkalım.
17
yy da Prusya krallığı'nın topraklarıdır Postdam şehri. Prusya
kralı 2. Friedrich bir gün Postdam'dan geçerken bir tepeliği çok
beğenir. Ve buraya bir saray yaptırmak ister. Adamlarını araziyi
keşif için gönderir. Askerler araziye giderler. Birde ne görsünler
arazinin ortasında eski bir değirmen. Hemen değirmenin kapısı
çalınır. İçerden üstü başı un içinde değirmenci çıkar.
Askerleri karşısında gören değirmenci şaşırır. Asker,
değirmenciye;
- Büyük kralımız 2. Friedrich buraya bir saray yaptırmak istiyor. Fakat görüyorum ki burada senin değirmenin var. Bu değirmeni satın almak istiyoruz. Kaç para istiyorsun' der.
- Değirmenci, 'bende satılık değirmen yok' diye cevap verir. Askerler şaşırır
- Fakat nasıl olur biz bunu kralımız 2. Friedrich'e nasıl söyleriz.
- 'Oda senin bileceğin bir iş ama ben değirmenimi satmıyorum' der değirmenci.
Askerle
şaşkın bir halde Kralın huzuruna çıkarlar ve değirmencinin
değirmenini satmak istemediğini söylerler.
2.
Friedrich birden öfkelenir. 'Nasıl olur! O değirmenci benim kim
olduğumu bilmiyor mu? Hemen getirin huzuruma diye emir verir.'
Değirmenci
Kral 2. Friedrich'in huzuruna çıkartılır. Bir müddet süzerler
birbirini.
2.
Friedrich, 'Değirmeninin olduğu araziye bir saray yaptırmak
istiyorum. Orasını çok beğendim. Değirmenini satın almak
istiyorum. Söyle ne kadar istiyorsun.'
Değirmenci,
'bende satılık değirmen yok' diye cevap verir.
Kral
2. Friedrich şaşırır, 'ama sana vereceğim para ile
Almanya'nın istediği yerinde kendine daha güzel bir değirmen
yaptırabilirsin. Söyle ne kadar istiyorsan vereceğim'.
Değirmenci;
'Sayın kralım sizde Almanya'nın istediğiniz yerinde kendinize
çok güzel saraylar yaptırabilirsiniz. Ben değirmenimi satmıyorum.
Bu değirmende benden evvel babam yaşardı ondan evvel dedelerim.
Benden sonrada çocuklarım yaşayacak. Ben bu değirmeni
satmıyorum.'
Kral
öfklenir ve bağırır; 'Sen benim kral olduğumu unututorsun
galiba'.
Değirmeci;
'ben sizin kral olduğunuzu unutmuyorum ama siz Berlin'de
hakimler'in olduğunu unutuyorsunuz. Unutmayınız ki sevgili Kralım
Berlin'de sizden daha üstün hakimler var.'
Kahraman
değirmenci 2. Friedrich'e o kadar anlamlı bir cevap vermiştir ki.
Friedrich cevap veremez. Hukuk, bir kraldan bir cumhurbaşkanından
da üstündür. Ve hukuk karşısında tüm insanlar eşittir.
Yaşadığımız çağda hukuk her ne kadar ihlal edilse de olması
gereken budur aslında.
Kral
2. Friedrich buna rağmen saray yapımına başlar. Sarayın yapımını
mimarlara bırakmamış her noktasına, ayrıntısına dikkat ederek
istediği tarzda bir saray yaptırmıştır. Değirmenin saraya bir
süs olacağını düşündüğü için değirmene zarar vermez.
Hatta değirmenciye saygısından dolayı yaptırdığı bu görkemli
saraya değirmencinin ismini verir. 'Sanssouci'
sarayı. Atatürk bu hikayeyi bildiği ve hukuk'un ne kadar önemli
olduğunun farkında olduğu için bu sarayı gelip görmüş ve
gezmiştir. Hukuk kurallarını ihlal eden ve benim istediklerim olur
diyen diktatörler kendi halkına her zaman acı, sefalet ve yokluk
getirmiştir. Hukuk'un üstünlüğü bunun için önemlidir. Normal
bir vatandaşın hakkının korunması için. Ve hiç bir güç
hukuğu çiğneyemez, hakkınızı gaps edemez, yok sayamaz.
Hukuksuzluklara karşı olun bir olun. Yol devam ediyor.
26 Temmuz 2018 Postdam






Yorumlar
Yorum Gönder